20 Kasım 2009 Cuma

Benzerliklerimizi Kabullenebilmek



Son yıllarda hepimizde büyük bir önyargı ve plansız saplantılar oluşmaya başladı gibi geliyor bana.Cümle aleme başka bir benzerimiz olmadığını kanıtlamak için bir yarış içine girişmiş bulunuyoruz ki;

Hayırlı olsun.


Tüm dünyada bize benzer başka bir canlı olmadığını kanıtlamaya çalışan ütopik bir tarafımız var.Bu yalana acaba gerçekten inanıyormuyuz.İnanmaya çalışanlar var ki;

Hayırlı olsun.


Bizim okuduğumuz kitap başkadır,bizim izlediğimiz film başkadır,bizim tuttuğumuz şair bambaşka; bizim bildiğimiz mekanları kimse bilmez,bizim gittiğimiz şehirlere kimse gitmez!!!!


Çünkü kardeşim,ben farklıyım,sen farklısın,o farklı,ya tenimizin rengi farklı veya ideolojimiz,politik düşüncelerimiz.Hadi bunlar aynıysa bile elbisemiz farklı,ayakkabımız farklı,cep telefonumuz farklı…Bu farklılık farkındalığını(veya bu ekstra çaba diyebiliriz) o kadar benimsemiş ve içselleştirmişiz ki son dönemlerde ki tek derdimiz “”farklılıklarımızı kabullenebilmek”” olmuş.


Zaten ikiz kule saldırıları(malum 11 eylül olayları) sonrasında dünyada ayrımcılık yada daha güzel bir tabirle ötekileştirme hortlayıp gündelik yaşamımıza girmiş,hayatımızın her alanına da “”political correctness””(politik doğruluk) ırkçılığı da girmiş biz farkında bile olmadan…


Yahu tamam gel etme!!! Tamam ayrıntılar çağındayız,tamam birbirimizi böyle kabul etmeliyiz,farklılıklarımızı yargılamamalıyız falan filan feşmekan,güzel!!! Bence sanki bizim esas sorunumuz benzerliklerimizi kabullenmek olmuş.Esas sorun,esas dert budur bence.


Kabul ediyorum,hepimiz farklıyız biraz ama…hepimiz de aynı değil miyiz azıcık tanrı aşkına?



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder